Chopin Üzerine Notlar

Chopin Uzerine NotlarAndré Gide, Chopin Üzerine Notlar,  İdil Biret’in Önsözüyle. Çev. Ömer Bozkurt, Can Yayınları, İstanbul, Ocak  2010, 86 s. (Özgün adı: Notes sur Chopin).

ÇEVİRMENİN AÇIKLAMASI

 

1869-1951 yılları arasında yaşayan André Gide’in, eserlerinin pek çoğu yıllar önce dilimize çevrilmiştir. Chopin Üzerine Notlar ise ilk yayınlanışından ellibeş yıl sonra Türkçe’ye çevriliyor. Önceliği Dar Kapı’nın, Kalpazanlar’ın, Isabelle’in, Dünya Nimetleri’nin, denemelerinden seçmelerin almış olması doğal karşılanmalıdır.

Ayrıca bu yapıtın çevirisinin kimi güçlükler içerdiğini de kabul etmek gerek. Chopin’in eserleri bu yapıtta ileri derecede teknik bir yaklaşımla irdeleniyor. Nitekim piyanist Arthur Rubinstein, bu Türkçe basımın önsözünde İdil Biret’in sözünü ettiği eleştirisinde, şunları yazıyor: “Bay Gide, kitabının büyükçe bir bölümünde bize, gururlu, aşırı titiz ve hırçın bir piyano dersi izlettiriyor.” Bu teknik çözümlemeler, bu “ders”, çevirmeni caydırıcı niteliktedir.

Öte yandan müzik terminolojisi, Batı ekin küresinden alınan, aktarılan, esinlenen birçok başka bilgi ya da sanat dalı terminolojisine göre Türkçeleşmede ve dile yaygın biçimde yerleşmede daha belirgin sıkıntılar çekmiştir. Bu da belki müziğin kendiliğinden bir dil oluşundan ve giderek onun taşıyıcısı bir başka dile daha az gereksinim duymasından kaynaklanabilir. Sonuçta önerilen karşılıklar konusunda, ilgililer arasında bir oydaşmaya varılamamış, hattâ kimi Türkçeleştirme çabaları küçümsenmiştir. Bu durum da, özenli bir çeviri çabası için herhalde caydırıcı olsa gerek. [1]Bu çeviride de, örneğin yapıt türlerinin adlarının yazımı konusunda, (ballade, scherzo, nocturne, prélude vd.) okuyucunun dikkatinden kaçmayacak duraksamalar, farklılıklar mevcuttur. Çevirmen, neden noktürn’ü, prelüd’ü Türkçe okunduğu gibi yazıp da, scherzo’yu okunduğu gibi (skertso) değil İtalyanca yazdığının hesabını verecek durumda değildir. Tek savunması Türkçe müzik yazınındaki yaygın kullanımı esas aldığını söylemek olacaktır.

Kuşkusuz Notlar, Gide’in eserleri arasında en önde gelenlerden biri değildir. Doğal olarak edebi nitelikleri yüksek olsa da, doğrudan bir edebiyat yapıtı sayılmaz. Ama yazarın gönülden bağlandığı ve diğer bütün bestecilere yeğlediği anlaşılan bir bestecinin yapıtlarının yorumu konusunda görüşlerini içeren bu kitap, herhalde piyanistler ve genel olarak müzikseverler için önem taşımış, tartışılmış, olumlu olumsuz kimi tepkilere yol açmıştır. Dolayısıyla, onlarca dünya çapında piyanist yetiştirmiş, şunca konservatuarında bunca müzik öğrencisi bulunan ülkemizde, bu eserin yayınlanma zamanı şimdi kesinlikle gelmiştir.

Gide’in, Chopin’in eserlerinin çalınışı konusundaki düşüncelerini değerlendirmeyi piyanistlere ya da müzik eleştirmenlerine bırakmak gerekir kuşkusuz. Bu konuda değişik tepkiler görülmüştür. Onu övenler kadar yerenler de vardır. Ancak, herhangi bir değerlendirmeye girişirken bu düşüncelerin 20. yüzyılın ilk yarısında, yazıya döküldüğünü akıldan çıkarmamak gerekiyor. Sonraki yarım yüzyılda, genel olarak icra biçimlerinde önemli değişiklikler ortaya çıkmış sayılabilir. Ama kabul etmeli ki bu okuma, kimi sorulara yönlendiriyor okuyanı. Gide’in sözünü ettiği ve hoşgörmediği “etki yaratma” çabası, üstelik sadece piyanoda değil, bütün sazlar için, göreli yaygınlığını korumuyor mu? Sonra Chopin çalınırken sezmek istediği o duraksama, o arayış, o kararsızlık, doğaçlama izlenimini veren o yorum çok çağdaş sayılmaz mı? Acaba Gide’in bu yaklaşımı, geçen yüzyılın ikinci yarısında kimi yorumcuları etkilemiş, olabilir mi? Olmaması mümkün mü? En azından okuyanları yorumları konusunda düşündürdüğü kesindir.

Ama bu kitap ayrıca, duyarlı bir amatörün içten tepkileri, kişisel yorumu, tercihlerinin coşkulu bir dışavurumu olarak da okunabilir. O zaman edebiyat yapıtı niteliği bütün parıltısıyla ortaya çıkar.

Bu çeviri, yazarın ölümünden iki yıl önce yayımlanan 1949 tarihli orijinal basımdan yapılmıştır. Eserin 1983 tarihli bir yeni basımı da mevcuttur. İki basım arasında fark görülememiştir.

1949 yılında basılmış Notlar’da, Gide’in bu eserde yeralan görüşleri konusunda, Edouard Ganche’ın ona 2 Ocak 1932 tarihinde yazdığı bir mektubun yeralması ve 8 Ocak 1939 tarihli Günce yaprağında, Nadia Boulanger’nin Gide’in görüşlerini paylaştığı yolunda bir ifadenin bulunması okuyucuyu şaşırtabilir. Nasıl oluyor da kitap yayımlanmadan bu değerlendirmeler dile getirilebiliyor sorusu akla gelebilir. Açıklaması şudur: Notlar, kitap olarak basılmazdan önce 1931 yılında Revue Musicale’in Aralık sayısında ve daha sonra 1938’de Revue Internationale de Musique’de yayımlanmıştır. Dolayısıyla Bay Ganche ve Bayan Boulanger’nin değerlendirmeleri dergilerdeki o yayınlara dayanmaktadır, kitaba değil.

Çeviri sırasında Ankara Devlet Konservatuarı öğretim üyelerinden, değerli besteci ve müzik eğitimcisi Nejat Başeğmezler’in bilgisinden yararlandım. Kendisi hem yol boyunca, çeviri sırasında karşılaştığım kimi güçlüklerin aşılmasında anında destek verdi, hem de, çeviri bittikten sonra, tamamını okudu ve çok yararlı eleştiri ve öneriler getirerek hatalarımın herhalde büyük bir bölümünü düzeltti. Kendisine teşekkür ederim. Kalmış olabilecek hatalardan da sadece ben sorumluyum.

Ömer Bozkurt


 

 

 

Notlar   [ + ]

1. Bu çeviride de, örneğin yapıt türlerinin adlarının yazımı konusunda, (ballade, scherzo, nocturne, prélude vd.) okuyucunun dikkatinden kaçmayacak duraksamalar, farklılıklar mevcuttur. Çevirmen, neden noktürn’ü, prelüd’ü Türkçe okunduğu gibi yazıp da, scherzo’yu okunduğu gibi (skertso) değil İtalyanca yazdığının hesabını verecek durumda değildir. Tek savunması Türkçe müzik yazınındaki yaygın kullanımı esas aldığını söylemek olacaktır.